Sincan Masaj Salonu-Masör Esra Hanım

Sincan Masaj Salonu-Masör Esra Hanım

Sincan Masaj Salonu-Masör Esra Hanım O da K. I. Ş. D. ‘ye, Turner ve benim ağabey- kardeş benzer biçimde olduğumuzu söylemiş. Bu nedenle de, benim görücü balomda ona güvenmem kadar naturel bir şey olamayacağını ve bu konuda hiç kimsenin yanlış fikirlere kapılmaması icap ettiğini belirtmiş. Gerçi, Londra’da hiç doğru bir düşünce bulunduğunu sanmıyorum. BEŞİNCİ BÖLÜM Bir iki hafta sonrasında güneş o kadar parlaktı ki, Miranda ile Olivia o sık sık yapmış oldukları taşra gezintilerini özledikleri için sabah bir Londra gezisi yapmak istediler.

Olivia’nın ısrarı ile gezilerine önce alışveriş bölgesinden başladılar. “kesinlikle benim başka bir elbiseye ihtiyacım yok, ” dedi Miranda caddeden aşağıya doğru yürürlerken. Hizmetçiler onları epeyce uzaktan takip ediyorlardı. “Benim de yok ama bakması çok eğlenceli, dahası harçlıklarımızla alacak ıvır zıvır bir şeyler bulabiliriz. Bir değişim olmazsa doğum günün burada yapılacak. Kendine bir ikramda bulunmalısın.” “belki de.” Kılık kıyafet mağazalarını, kadın şapkacılarını, takıcıları hatta tatlıcıları dolaştılar. Miranda ne aramış olduğunı bile bilmediğinin farkına sadece vardı.

Sincan Masaj Salonu-Masör Esra Hanım

Sincan Masaj Salonu-Masör Esra Hanım “Şuna bak, Olivia” diye soluklandı. “Müthiş bir şey değil mi?” “Müthiş olan ne?” diye sordu Olivia, son aşama büyük bir zevkle süslenmiş kitapçı vitrinine bakarken. “Şu.” Parmağıyla Sör Thomas Malory tarafından yazılmış Arthur’un Ölümü (Le Morte dArthur) adlı kitabın kusursuz bir kopyasını gösterdi. Varlıklı ve sevimli görünüyordu. Miranda vitrine doğru eğilip onun etrafa yaydığı havayı solunum etmek istedi. Hayatında ilk kere, sahip olmak zorunda olduğunu hissettiği bir şeyle karşılaşmıştı. Bir iç çekti – derin, içini dolduran bir nefes aldı ve “Nihayet ayakkabılara neden bu kadar tutkun olduğunu anlamış oldum, ” dedi.

“Ayakkabılar mı?” dedi Olivia, ayaklarına bakarak. “Ayakkabılar mı?” Miranda daha fazla izahat yapma ihtiyacı duymadı. Başını eğmiş sayfaların kenarındaki yaldız boyayı incelemekle meşguldü. “Ve hepimiz bunu çoktan okuduk, ” diye sürdürdü Olivia. “Sanırım iki yıl önceydi, kadın Lacey mürebbiyemiz olarak işe alındığı vakit. Hatırlamıyor musun? Yaşımızın bu kitap için henüz uygun olmadığı mevzusunda şaşırıp kalmıştı” “mevzu kitabın okunması değil, ” dedi Miranda cama birazcık daha yaklaşarak.