Sincan Mutlu Son

Sincan Mutlu Son

Tanrım, bunu hak edecek ne yapmıştı? Eğer kâğıt kalem alıp muhteşem bir işkence sipariş etmiş olsaydı bile bunun gibisini bulamazdı.Sincan Mutlu Son “Burada biraz odun buldum!” Turner öteki odada olan Miranda’nın sesini takip etti. “İşte şurada.” Miranda şöminenin yanında yığılı duran kütükleri işaret ediyordu. Sincan Mutlu Son “Sanırım Lord Chester buradayken bu şömineyi kullanmayı tercih ediyor.” Turner’ın gözü, yumuşak yorganları ve kabarık yastıkları olan geniş yatağa takıldı.

Lord Chester’ın niçin bu odayı tercih ettiğini çok iyi biliyordu ve bunun birazcık cüsseli olan Leydi Chester’la bir ilgisi yoktu. Derhal şömineye bir kütük attı. “Sence öteki odadakini kullanmamız gerekmiyor mu?” diye sordu Miranda. Geniş yatağı o da görmüştü. “çok açık ki burası daha çok kullanılmış. Temizlenmemiş bir bacayı kullanmak tehlikeli olur.

Sincan Mutlu Son

Tıkalı olabilir.” Miranda hafifçeçe başını salladı. Turner, onun rahat görünmek için büyük bir çaba harcamış olduğunı görebiliyordu. Sincan Mutlu Son O ateşle uğraşırken Miranda kuru giyim aramaya devam ediyordu fakat kaşındırıcı görünen eski battaniyelerden başka bir şey bulamamıştı. Bir tanesini alıp omuzlarına örttü. Turner onu izliyordu. “Kaşmir?” diye sordu Turner. Miranda’nın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Turner’ın onu izlediğinin bilincinde olmadığı anlaşılıyordu. Turner gülümsedi.

Tamam, belki Miranda rahat değildi ama kahretsin, kendisi de değildi. Acaba Miranda bunun Turner için basit bulunduğunu mu düşünüyordu? Miranda onu sevdiğini söylemişti, Tanrı aşkına, bunu ne halt etmeye yapmıştı ki? Erkekler hakkında hiç mi bir şey bilmiyordu? Bunun bir erkeği korkutmanın en güvence yolu olduğunu bilmiyor olması mümkün müydü? Turner, onun kalbine girmek istemiyordu. Bu sorumluluğu almak istemiyordu. Bir kez evliliğe ilk adımını atmıştı. Kendi kalbini bir kez ezdirtmiş, ayaklar altında çiğnetmiş, alev alev yanan bir çöp yığınının içine attırtmıştı. En son isteyeceği şey, başka birisinin, özellikle de Miranda’nın, tutuklusu olmaktı. “Yatağın üzerindeki yorganı kullan, ” dedi Turner omuz silkerek. Yorgan Miranda’nın bulduğu battaniyeden daha rahat olmalıydı. “Onu kirletmek istemiyorum. Buraya uğramış olduğumızı kimsenin bilmesini istemiyorum.